
Türk Hava Yolları 10 Ülkeye Seferlerini İptal Etti: Ortadoğu’daki Kriz Uçuşları Durdurdu
Ortadoğu’da tırmanan askeri gerilim sivil havacılığı da doğrudan etkiledi. Bölgedeki bazı ülkelerin hava sahalarını kapatması sonrası Türk Hava Yolları (THY), toplam 10 ülkeye yönelik uçuşlarını geçici olarak iptal ettiğini duyurdu. İptal kararının, güvenlik gerekçesiyle alındığı ve hava sahasındaki gelişmelerin anlık olarak takip edildiği belirtildi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonun ardından bölgede karşılıklı askeri hareketlilik artarken, birçok ülke hava sahasını sivil uçuşlara kapattı. Yaşanan gelişmelerin ardından Türk Hava Yolları da yolcu güvenliğini öncelik göstererek sefer planlamasında değişikliğe gitti.
10 ÜLKEYE UÇUŞLAR DURDURULDU
Türk Hava Yolları İletişim Başkanı Yahya Üstün tarafından yapılan açıklamada, Ortadoğu’daki bazı ülkelerin hava sahalarını kapatması nedeniyle belirli destinasyonlara uçuşların iptal edildiği duyuruldu.
Buna göre THY’nin sefer iptali uyguladığı ülkeler şunlar:
- Lübnan
- Suriye
- Irak
- İran
- Ürdün
- Katar
- Kuveyt
- Bahreyn
- Birleşik Arap Emirlikleri
- Umman
Açıklamaya göre Lübnan, Suriye, Irak, İran ve Ürdün’e yönelik seferler 2 Mart 2026 tarihine kadar iptal edildi. Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’a yönelik uçuşlar ise 28 Şubat 2026 tarihli seferleri kapsayacak şekilde durduruldu.
“HAVA SAHASINDAKİ GELİŞMELER ANLIK TAKİP EDİLİYOR”
THY tarafından yapılan açıklamada, hava sahasındaki güvenlik durumunun yakından takip edildiği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Hava sahasındaki gelişmeler anlık şekilde takip edilmekte olup ilave sefer iptalleri söz konusu olabilecektir.”
Bu ifade, bölgedeki askeri ve diplomatik gelişmelere bağlı olarak iptal kapsamının genişleyebileceği anlamına geliyor. THY’nin uçuş planlamasını güvenlik değerlendirmelerine göre güncelleyeceği belirtiliyor.
ORTADOĞU’DA HAVA SAHALARI KAPATILDI
İran ile İsrail arasında başlayan karşılıklı askeri operasyonlar sonrası, başta İran, İsrail ve Irak olmak üzere birçok ülke hava sahasını sivil uçuşlara kapatma kararı aldı. Bölgedeki füze saldırıları ve hava savunma sistemlerinin aktif hale getirilmesi nedeniyle sivil havacılık güvenliği risk altına girdi.
Uzmanlar, aktif çatışma bölgelerinde sivil uçakların uçmasının ciddi risk oluşturduğunu ve bu nedenle uluslararası havayolu şirketlerinin benzer önlemler almasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
YOLCULAR NE YAPMALI?
Seferleri iptal edilen yolcular için THY tarafından alternatif çözümler sunulması bekleniyor. Bu kapsamda:
- Ücretsiz bilet değişikliği
- Açığa alma işlemi
- İade hakkı
gibi uygulamaların devreye alınabileceği ifade ediliyor.
Yolcuların uçuş durumlarını düzenli olarak kontrol etmeleri ve havayolu şirketinden yapılacak resmi duyuruları takip etmeleri öneriliyor. Özellikle aktarmalı uçuş planı bulunan yolcuların seyahat programlarını yeniden gözden geçirmeleri önem taşıyor.
KÜRESEL HAVACILIK ETKİLENEBİLİR
Ortadoğu, uluslararası hava taşımacılığında kritik bir geçiş noktası konumunda bulunuyor. Körfez ülkeleri üzerinden gerçekleştirilen uzun menzilli uçuşlar, Asya-Avrupa hattındaki hava trafiğinin önemli bölümünü oluşturuyor. Bu nedenle bölgedeki hava sahalarının kapatılması, yalnızca yerel uçuşları değil, küresel hava trafiğini de etkileyebilir.
Alternatif rotalara yönelmek, uçuş sürelerinin uzamasına ve maliyet artışına yol açabiliyor. Havayolu şirketleri, güvenli koridorlar üzerinden yeniden planlama yaparken operasyonel yoğunluk artabiliyor.
GÖZLER BÖLGEDEKİ GELİŞMELERDE
İsrail-İran hattında devam eden askeri gerilimin seyri, sivil havacılığın normale dönmesi açısından belirleyici olacak. Eğer çatışma alanı genişler ya da hava sahaları uzun süre kapalı kalırsa, sefer iptallerinin süresi uzayabilir.
Türk Hava Yolları’nın da gelişmelere göre yeni duyurular yapması bekleniyor. Yolcu güvenliği öncelikli tutulurken, uçuş planlamasının bölgedeki askeri hareketliliğe paralel olarak şekilleneceği belirtiliyor.
Ortadoğu’daki kriz yalnızca diplomatik ve askeri boyutta değil, sivil ulaşım ve küresel ekonomi açısından da ciddi sonuçlar doğurabilecek bir sürece dönüşmüş durumda.



